7/11/2009

Dertlere Deva Mantar Ankara'da Üretiliyor

Dünyada Çok konuşulan Binlerce derde deva olan Mucize Mantarın Ankara'da üretildiğini biliyormuydunuz.

Son günlerde sık sık duyduğum ve giderek ilgimi çeken bir ürün var. Arkadaşlarla konuşurken ya da internette gezinirken sürekli karşıma çıkıyor. Medyada çok sık gündeme geliyor. Ganoderma mantarı ya da Kırmızı Reishi. Bazen de “Ölümsüzlük Mantarı” gibi iddialı bir nitelemeyle anılıyor.
Geçenlerde Bugün Gazetesi’nin bir haberi elime geçti ve merakım iyice arttı. Haberin başlığı aynen şu: “ ARAR, BULUR VE İYİLEŞTİRİR”. Bunun üzerine habere konu olan mantarın, yani Ganoderma Lucidum Mantarı’nın peşine düşmeye karar verdim.
Haberden yola çıkarak, bu mantarı ve sıvı ekstraktını üreten firmaya ulaşmayı başardım. Meğer Ankara’da, yanı başımda bir yerde üretiliyormuş.: Ostim’de…
Fungal Grup Genel Müdürü Mustafa Yavaş ve, Gıda Yüksek Mühendisi Hatice Yavaş Gürel ile sözleşiyorum ve foto muhabiri arkadaşımla Ostim’e varıyoruz. Defterimde bir çok soruyla tabii…
Bizi firma genel müdürü Mustafa Yavaş karşılıyor ve ilk işi fabrika girişinde bulunan mantar teşhir kısmını gezdirmek oluyor. Mantarı elime alıyorum ve bütün mantar algım bir anda yok oluyor: Tam bir odunsu dokuya sahip, oyuncağı andıran, dekoratif bir eşya gibi…
- Ostim ve bu mantar… biraz ilginç geldi bana.
- Fungal Grup Ltd. Ar-Ge yapan bir firma. İnandığımız her projeyi gerçekleştirmeye çalışıyoruz ve bu mantarı üretmeye de böyle başladık. Yaklaşık üç yıldır Bakanlık izniyle Ganoderma Mantarı Sıvı Ekstraktı üretiyoruz.
- Ganoderma Lucidum (Resihi) Mantarı’nı üreten ilk firma siz misiniz?
- Türkiye’nin ilk üreticisiyiz. İlk ve tek. Dediğim gibi: T. K. B.’nin izniyle üretiyoruz. Tabi doğal olarak, her sektörde olduğu gibi taklitler de olabiliyor. Burada da iş tüketicilere düşüyor , dikkatli ve bilinçli olmaları lazım.
- Japonya’da sağlık bakanlığının bu mantarı kansere karşı tek doğal ilaç olarak önerdiğini duydum: bu doğru mu?
- “İlaç” sözünü biz kullanmıyoruz ancak konusunda otorite olan birkaç profesör bunu beyan etti. Yani Japonya’da kansere karşı ilaç statüsünde olan tek bitki.
- Hangi kanser türlerinde etkili?

- Hemen hepsinde. Ancak kimi türlerde etkisi daha fazla : Kemik, karaciğer, akciğer, meme, prostat gibi organların tümörleri bu türlerin arasında. Örneğin Methodist Kanser Araştırma Enstitü (A.B.D.) tarafından yapılan bir çalışmada ganoderma mantarının meme ve prostat kanserlerinde, kanser hücrelerinin intiharına yol açtığı bildirilmiştir.
- Peki kemoterapi alan hastalar kullanabilir mi?
- Kemoterapi öncesinde, sırasında ve sonrasında kullanılması gerektiği yönünde pek çok yayın var. Prof. Dr. Erkan Topuz’da bu görüşte. Akyuvar sayısını hızla arttırmasının yanı sıra saç dökülmesi, bulantı v.b. gibi kemoterapi sonrası oluşan tabloyu çok olumlu etkilemektedir.
- Sadece kanserde mi kullanılıyor?
- Hayır, kanser ya da diğer hastalıklardan korunmak için kullanımı çok yaygın. Kalp damar sistemi, kan yağlarının düzenlenmesi, sindirim sistemi sık kullanıldığı durumlar. Örneğin HDL kolesterolü çok hızlı yükseltiyor ki bu da kalp krizi riskini azaltan bir unsur olarak söylenir. Antiallerjik, antiemflamatuar, antiviral, anti bakteriyel ve özellikle antioksidan (yaşlanmayı geciktirici) özellik taşıyan bileşikler içerdiği de bulunmuştur.
- Yan etkisi yok mu bu mantarın?
- Tarım Bakanlığı’nın Bitki Listesinde tümüyle “Pozitif” olarak geçen bir üründen bahsediyoruz. Çok içtiğinizde suyun da yan etkileri olur. Kan sulandırıcı etkisinden dolayı hemofili hastalarının kullanması önerilmiyor ancak yine de hekime danışılmalı.
- Gelişmiş ülkeler Ganoderma Lucidum’dan haberdarlar mı? Daha çok uzak doğuya ait bir ürünmüş gibi algılanıyor, o yüzden soruyorum.
- Son yıllarda Ganoderma lucidum’un tıbbi etkilerine yönelik olarak çok sayıda araştırma yapılmıştır. Özellikle A.B.D.’de saygın tıp fakülteleri ve kanser araştırma enstitüleri konuyu derinlemesine incelemektedir. A.B.D.’nin resmi sitesi olan Pubmed’de bu gün itibariyle 692 adet ganoderma üzerine yapılmış bilimsel çalışmalar yer almaktadır. İlgilenenler www.pubmed.gov adresinden kaynaklara ulaşabilirler.
- Türkiye’de durum nedir? Sizinle işbirliği yapan üniversiteler var mı?
- Yeltenen birkaç üniversite oldu ancak ciddi engellerle karşılaştılar. Biz yine de her türlü araştırmaya destek olmaya hazır olduğumuzu buradan da duyurmuş olalım.
- Ganoderma Sıvı Ekstraktı’na talep ne durumda.
- Talep oldukça yoğun. Sadece Türkiye’yle sınırlı da değil, Ukrayna, Rusya, Almanya gibi ülkelerden de talepler oluyor. İlk ihracatımızı da Kıbrıs’a yaptık.
- Son olarak, insanlar size nasıl ulaşıyorlar?
- Spekülatif reklamlar yapmıyoruz biz, ya da elimizde verilerimiz olmadan çok büyük iddialarda da bulunmuyoruz.Tıbbın kanıtlayıp, destek verdiği bir ürün üretiyoruz. Amacımız ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilmek.Sizin de rastladığınız gibi bir internet sitemiz var.Sağduyulu, araştırmacı insanlar siteye girip,yeterli bilgi alıp diğer insanlara aktaranlar,ürünümüzden şifa bulan bir hastayı gören,duyan insanlar,broşürlerimizden yararlananlar ulaşıyor bize daha çok. Eğer daha detaylı bilgi almak isteyen olursa www.fungalgrup.com adresinden ulaşabilir ve bildiklerimizi her türlü paylaşırız…..

7/11/2009

Dertlere Deva Siyah Tanecik



Modern ilâç üretiminin olmadigi devirlerde, hastaliklarin tedavisinde bitkilerin çesitli kisimlarindaki müessir madde ayristirilmadan bütün olarak kullaniliyordu Günümüzde ilâç, kozmetik ve gida sektöründe bitki kaynakli ürünler, saflastirilarak ve her maddenin hususiyetleri bilinerek kullanilmakta ve hammaddesi bitki olan ürünlere talep sürekli artmaktadir Dünya Saglik Teskilâti'nin (WHO) tahminlerine göre dünya üzerinde 20000'den fazla bitki türü tibbî maksatli kullanilmaktadir1

Tibbî maksatla kullanilan bitkilerden biri olan çörek otu, Ranunculaceae (Dügün çiçekleri) familyasindan Nigella sativa türüdür Bitkinin kapsül içerisindeki tohumu, besin olarak kullanilir2 Bitki, ismini tohumlarinin siyah renginden almistir‘Nigella’ kelimesi Lâtince siyahimsi mânâsina gelen ‘nigellus’dan türetilmistir Nigella sativa bitkisinin Türkçe karsiligi olarak çörek otu, ekilen çörek otu, kara çörek otu ve siyah kimyon isimleri kullanilmaktadir2

Çörek otunun anavatani Dogu Akdeniz ülkeleri, Dogu ve Güney Avrupa'dir Çörek otu diger ülkelere buradan yayilmistir Bu bitkinin ikinci vataninin Kuzey Afrika, Hindistan ve Türkiye oldugu söylenebilir Bu bitki, Türkiye'de bilhassa Afyon, Burdur, Isparta, Kütahya ve Konya yörelerinde üretilmektedir2

Çörek otu, 2000 yili askin süredir Orta Dogu ve Uzak Dogu ülkelerinde, birçok hastaligin tedavisinde kullanilan sifa vesilesi bir bitkidir Bazi gidalarda (ekmek, çörek, bisküvi) süs unsuru olarak kullanilan çörek otu, aromatik (kokulu) özellikleri dolayisiyla bazi gidalarda da lezzet vesilesi olarak kullanilir Çörek otunun tohum özsuyu ve yaginin; böceklere, virüslere ve bakterilere karsi tesirli oldugu tespit edilmistir Bu bitkinin yagi, müshil ilâçlarinda koku ve tat degistirici olarak kullanilmaktadir 3,4,5

Çörek otunun muhteviyati
Çörek otunun terkibinin belirlenmesinde kullanilan kimyevî analiz usulleri çok çesitli oldugundan, muhteviyati konusunda çok net tespitler yoktur6 Çörek otu tohumlari, uçucu yag (% 0,38-0,49), sabit yag (% 30-40), protein (% 20-30), saponin, melantin, nigellin ve tanen ihtiva eder Çörek otu tohumunun kimyevî muhteviyati, bitkinin hasat mevsimine, çesidine ve yetistirildigi iklime göre farklilik arz eder Kahire yakinlarinda yetistirilen çörek otu tohumlarindan elde edilen uçucu yagin, 67 bilesik ihtiva ettigi ve bu bilesenlerin miktarca en önemlilerinin p-simen, timokinon, a-pinen ve ß-pinen oldugu belirlenmistir1 Bir arastirmada, çörek otu tohumlarinda % 6,4 su, % 4 kül, % 32 yag, % 20,2 ham protein, % 6,6 ham lif ve % 37,4 karbonhidrat bulundugu; sabit yagin % 1,2 miristik, % 8,4 palmatik, % 2,9 stearik, % 17,9 oleik, % 60,8 linoleik, az miktarda arasidik ve % 1,7 eikosadienoik asitlerden olustugu bildirilmistir7 Çörek otu tohumunda ayrica az miktarda B1, B2 ve B6 vitamini; proteinlerin yapi tasi olan aminoasitler; iz elementler olarak bilinen ve organizmada pek çok önemli metabolik faaliyette rol alan, besin ve su ile disaridan alinmasi gereken demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selenyum gibi mineraller de vardir Çörek otu tohumlarindaki müessir madde (kristal hâlinde) nigellon, ancak 1959'da izole edilebilmistir8

Çörek otunun kullanildigi yerler
Bir arastirmada, çörek otunun çesitli kanser hücrelerini öldürücü ve tümöre özel antikorlarin üretimini

uyarici hususiyetlere sahip  kilindigi tespit edilmistir9,10 Ayrica, çörek otunun normal hücrelere zehir tesiri yapmadigina dâir arastirmalar da vardir10 Çörek otu tohumunda bulunan ß-sitosterol; salgi aktivitesini artirma, kandaki kolesterol seviyesini düsürme gibi hususiyetlerle donatilmis bir molekül olup, prostat büyümesinde tedavi edici ilâç olarak kullanilir11

Çörek otu tohumlari; idrar söktürücü, tansiyon düsürücü,12 süt artirici, istah açici, adet söktürücü gibi çok yönlü tesirlere vesile olabilecek sekilde yaratilmistir Yagi ise kepege ve saç dökülmesine karsi basa sürülerek kullanilir2

Çörek otunun uçucu yag asitlerinin; bakterilere, mantarlara, tenyaya ve halk arasinda serit olarak bilinen sestodlara (bir tür bagirsak kurdu) karsi tesirli oldugu 13,14,15 tespit edilmistir

Çörek otu tohumunun hastaliga yol açan mikroorganizmalara karsi tesirinin arastirilmasina yönelik çalismalarda, bu bitkinin farkli yogunluklardaki (100, 200, 400 ug/disk) ekstraktlari (usare); Klebsiella pneumoniae, Salmonella typhimurium, Staphylococcus aureus, Bacillus cereus, E Coli ve Candida albicans gibi hastalik amili mikroorganizmalar üzerinde denenmis ve çörek otunun Staphylococcus aureus'un gelisimini durdurdugu, ancak diger mikroorganizmalar üzerinde tesirli olmadigi tespit edilmistir16

Bunlarin yaninda Nigella sativa ekstraktinin (usare) kanser hücrelerini öldürdügü bildirilmistir Kemik iliginin, Nigella sativa ekstrakti ile muamelesinden sonra bagisiklik sistemi ile ilgili hücrelerin sayilarinda artisa rastlanmistir Ayrica, myelopoezisi (kan ve ilik olusumu) uyardigi gösterilmistir10

Kanserli hastalarin kanlari, bu bitkiye mâruz birakildiginda tümöre özgü antikorlarin (kazanilmis bagisiklik elemanlari) üretiminde artis oldugu kadar makrofaj (dokuya yerlesmis ve dokulardaki enfeksiyonlara karsi savasan dev lenfosit hücreleri) hücrelerinin sayisi ve aktivasyonunda da artis gözlenmistir10

Hastaliklara yakalanma sebeplerinin basinda bagisiklik sisteminin zayif olmasi gelmektedir Efendimiz'in (sas): 'Bu siyah tanecik ölüm hâriç bütün hastaliklarin sifâsidir' buyurdugu çörek otu tohumlari, vücudun bagisiklik sistemini koruyan ve kuvvetlendiren maddeler ihtiva edecek donanimda yaratilmis ve insanligin faydasina sunulmustur

Çörek otunun kullanilisi
Insanimiz sifâ kaynagi bu bitkiyi özellikle hamurlu yiyeceklerde severek kullanmaktadir Çörek otunun

dogrudan agiz yoluyla  alinmasi veya demleme usulüyle günde 2-3 bardak içilmesi tavsiye edilir (Bir miktar çörek otu üzerine sicak su dökülerek 3-4 dakika bekletilir sonra süzülerek içilir Asiri miktarda kullanildiginda ishale sebep olabilir Günlük kullanilacak azamî miktar 2 g'dir) Piyasada kirli sari renkli bir yag, küçük siseler içinde 'çörekotu yagi' ismiyle satilmaktadir Bu görünüsteki yaglar genellikle çiçek yagi karistirilmis oldugundan tamamen tesirsizdir Çörek otunu balla karistirarak çig tüketenler de vardir Ancak bu durumda çörek otunun tohum kabugu midemizde sindirilemediginden faydali kisimlar disari çikamaz ve tohum diski ile atilir Bu sebeple çörek otu tohumlari bir havanda dövüldükten sonra balla karistirilarak yenmelidir

Günümüzde sifâ vesilesi bitkiler, destekleyici tibbî yardim olarak yaygin bir
sekilde kullanilmakta ve “Alternatif Tip” gün geçtikçe önem kazanmaktadir Efendimiz (sas) de tavsiyelerinde insanin saglik yönüyle korunmasini mânevî bir mesuliyet yükleyerek îzâh etmistir Bize düsen, O’dan süzülen sözleri daha bir hassasiyetle ele almak ve incelemek olmalidir

 

7/11/2009

Mucizevi Bitki Dertlere Deva

Stresten karaciğere, tansiyondan idrar yollarındaki problemlere kadar bir çok soruna iyi gelen mucizevi bitki.
Kerevizde, protein, fosfor, demir, potasyum, A vitamini, C vitamini, E Vitamini, kalsiyum bulunuyor. Tam anlamıyla bir vitamin deposu olan kerevizin kalorisi çok düşük. Diyet yapanların rahatlıkla tüketebileceği kereviz suyu tansiyonu düşürmeye de yardımcı. Sinirleri yatıştırıcı etkisi var, aşırı sinirlilik haline çok iyi geliyor.

Suyunu içerek, vücudun kaybettiği suyu geri alıp, vücudunuzun yenilenmesine yardımcı olabilirsiniz. İdrar söktürüyor, idrar yollarını ve kanı temizliyor. Karaciğerde bulunan şişliği giderip, temizliyor. Böbrek kumu ve taşlarının dökülmesine yardımcı oluyor. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma gibi hastalıklara iyi gelir. Afrodizyak etkisi de var.